21 Aralık 2011 Çarşamba

daldandala #3

*çok uzun zaman olmuş yazmayalı, toparlanıp bir araya gelemeyen cümleleri tek tek yazayım bari dedim, o yüzden bu seriye devam edeyim dedim, hadi hayırlısı..

*hayat şu son 3 ayda öyle çok şey getirdi ve bir o kadarını da alıp gitti ki..

*sliding doors, run lola run ya da mr. nobody'de başrol oynamak isterdim, kurgu değil de gerçek olsalar..

*bu arada sanırım gerçekten tesadüflerin aşk üzerinde azımsanamayacak bir etkisi var..

*yıllar önce hayran olduğunuz insan aniden, en dipteyken, hem de tam o hayranlığı yarattığı yerde yanıbaşınızda bitiveriyormuş..

*geçen hafta pilli konseri huzur vericiydi, "ankara'dan abim gelmiş evde bir bayram havası" tadında..

*ankara-istanbul arası 1 saate inse keşke, ya da esenboğa'yı eryaman'a, sabiha gökçen'i maltepe'ye taşısalar..

*"dedemin insanları" vurucu olmuş, gülbahar eşliğinde, karşı kıyıdan..

*doğu yücel'in varolmayanlar'ı çok fazla beklentiye sokuyor insanı ilk 300 sayfada, geri kalanı sanki alelacele yazılmış gibi..

*"metis ajanda" inceden giydirmelerle gelmiş yine, "olmayan kelimeler"le..

*neyse'nin albümünün içinden çıkan kartonette bir yazı var, ve evet ben judith butler'ı tanımıyordum 3 gün öncesine kadar..

*ve bu alıntının üzerinde sözleri yer alan "uzak" ve "kırık" o kadar dolu dolu şarkılar ki..

* "evin yol, evin yok, evin yalan"daki evin'lerin bir kısmını başka bir dilde algılayan bir ben miyim..

*son olarak iki kelime, olmayan kelimeler'den;
sensemek: ben'in sen'i özlemesi, canının çekmesi..
ilunga (Kongo,Tshiluba dili): hatanızı ilk seferde mutlaka, ikinci seferde belki affedecek ama üçüncüsünde kesinlikle affetmeyecek kişi..

*tam da bu kelimelere ihtiyacım olduğunda karşıma çıkmaları, hem de iki önemli günümün olduğu sayfalarda, tesadüf?

0 yorum: