düşündüğüm olmadı..
hayat bambaşka bir yöne sürükledi..
ve şimdi istanbul yolunu tuttum yeniden..
aslında tam da istanbul sayılmaz, toprak çekti demek daha uygun bu durumda, silivri'de geçirilecek bir 7 ay var önümde..
bu yazının öznesi olan şehir ise o kadar kolay geçiştirilecek gibi değil asla..
...
ilk olarak 8 sene önce havasını soludum bu şehrin..
günlerim ağlak geçiyordu o zamanlar..
ilk defa annemden, babamdan uzaktım ve o zamana kadar gördüğüm dertlerin katbekat daha büyüklerini 1 ay içerisinde görmüştüm..
sonra bir dostun yamacına sığındım, sonradan benimle selamı sabahı kesecek ama benim ben olmamda çok fazla emeği geçen bir dost elini uzattı ve 2.5 senemi onun yanında geçirdim, diğerleri teferruat..
o süre zarfında kendime bir kardeş -ki çok sonra, her şeyin sonunda, sevgili olduğumuzu düşünmüş herkes, onu öğrendik- ve bir de canıma bir can daha ekledim..
sonra bir başka dosta sığındım, nasıl olduysa ne yaptıysam yine sonrasında benimle selamı sabahı kesecek bir dosta..
2 senem de onun yanında geçti, bol bunalım ve bir o kadar bol eğlenceyle..
o evde yaşandı tüm sevilmeler, sevişmeler, aldanışlar, aldatışlar..
sonra okul bitti ve aynı zamanda canımdan bir can koptu, kopardı kendini benden zorla..
ben darmadağın..
bu şehirden ilk kaçışım o vakitlere denk gelir..
yolunu tuttuğum şehre ilk yönelişim de birkaç ay sonrasına..
bir küçük ama kocaman kalp çekti ilk olarak beni o şehre, en doğusundan..
güzeldi, sanki yeniden okumaya başlıyordum onunla beraber..
ama olmadı, onun hevesi çabuk kaçtı..
ben yine yarım kaldım..
elime zorla silah verilene kadar da şehireskisi tüm anaçlığıyla yanımdaydı..
sonra o ilk olarak en doğusundan ayak bastığım şehrin göbeğine elimde silahla girdim..
o barut kokusu muydu nedeni bilmiyorum ama isteğimin aşk ya da başka bir şey olması değiştirmedi hiçbir şeyi, reddedildim ne istediysem..
yine de sevdim o şehri, içindekiler olmadan daha çok sevdim hem de..
sonra aldılar elimden silahı, git dediler, alışkanlık olmuş dediklerini yapmak, gittim..
kalmak için ne kadar çabaladıysam da sivil hayat beni kabul etmedi bir türlü..
döndüm şehireskisine..
o vakte kadar batmadığım kadar dibe batmak üzere dönmüşüm, farketmedim..
o dipten beni bir tutam başak kurtardı, babamın zoruyla..
ve başak tarlasına yollandım..
ilk ayak bastığımda bu kadar çok yaşlanacağımı hiç tahmin etmemiştim..
onlarca insan tanıdım evet, ama birini ayırdım hepsinden..
başak tarlasında bitmiş bir isyankar başak..
uğruna anızlar yakılacak bir başak..
hayatımı, görüşümü, tüm algılarımı değiştirdi bir gülüşüyle..
önce yanında olmak için uğraştım, sonra yanımda tutmak için..
başarılı olduğumu düşünürken ben, gitti aniden..
kaldım birbaşıma, yine yeniden..
birbaşıma bırakıldığımda verdiğim tepkiyi verdim tekrar..
gitmem gerekiyordu bu şehirden ve bulduğum ilk fırsatı değerlendirdim..
...
gidiyorum, tonlarca anı bırakarak..
birini çok sevdim, benimle olmadı..
kaçıyorum..
ardıma bakmadan..
bu sefer en batısına..
o çok sevdiğim şehrin..

















.jpg)